Botoks Nedir? Nerelere Uygulanır? Zararlımı?

Botoks Nedir? Nerelere Uygulanır? Zararlımı?

Cilt her  kişide farklılık  göstermektedir. Kimi daha erken kimileri ise daha geç yaşlanma belirtileri göstermektedir. Kırışıklıklar her ne kadar bakınca bir gibi görünse de oluşum şekline göre yüz mimikleriyle oluşan alın ve göz çevresindeki  kırışıklıkları   ve yerçekimi ve cildin sarkmasından ortaya çıkan ağız çevresindeki kırışıklıklar olarak bilinmektedir. Alın ve göz kenarlarındaki kırışıklıklar yaşlı bir yüz, kaşlar arasındaki kırışıklıklar ise kızgın bir yüz ifadesi vermektedir. Estetik uzmanları tarafından uygulanan botoks ve dolgu yöntemiyle kısa bir işlem sonrasında kırışıklıkların azalmasını sağlamak mümkün olmaktadır. Yapılan araştırmalara göre uygulamadan 3-7 gün sonra kırışıklıklar üzerinde etki göstermeye başlar ve 4-6 ay arası devam eder.

Gözenekleri küçük olan kırışık olmayan pürüzsüz, lekesiz ve diri görünümlü deri sağlıklı bir deridir.  Kırışıklıkların hepsini tedavi eden bir yöntem yoktur. Kırışıklığın yerine ve türüne göre değişik yöntemler uygulanmaktadır. Uygulanan yöntemler kimyasal soyma (peeling), mekanik soyma (dermabrazyon-mikrodermabrazyon), lazer, plazmalite tedavisi, botox, sentetik veya doğal dolgu maddeleridir. Cildin daha sağlıklı ve genç görünmesi için, cilt üzerindeki kabarıklıklar   ermabrazyon, peeling, lazer ile giderilmeli , çöküntüler ise  dolgu enjeksiyonları ile giderilmeli dir.  Mimik kaslarının kasılmaları engellenmeli yada minimuma indirilmelidir buda botoksla mümkündür . Bu nedenle bu yöntemler çoğu  kez kombine edilerek kullanılmaktadır. 

Mimik hareketlerinin sık sık tekrarlanması sonucu ciltte oluşan çizgilenmeler kalıcı hale gelip kırışıklıkları oluşturur. En sık görüldüğü yerler alın, kaşlar arası, göz kenarları ve ağız çevresindir. Alın ve göz kenarlarındaki kırışıklıklar yaşlı bir yüz, kaşlar arasındaki kırışıklıklar ise kızgın bir yüz ifadesi verir. Bu kırışıklıklar kişiden kişiye değişirken, güneşe maruz kalma, mimik kaslarını kullanma sıklığı, yaş ve cinsiyete göre değişir.

Botoks kimileri tarafından yılan zehiri olarak yanlış bilinse de, aslında Clostridium Botulinum adlı bakteriden üretilen bir çeşit toksindir. Bu toksin sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engelleyip, sinir iletimini durdurmaktadır. Bu da sinirin hükmettiği organların fonksiyonları azaltmakta yada durdurmaktadır. Botoks aslında bir ticari marka olup, ilk kullanıldığı için de halk arasında bu toksinin adı olarak kalmıştır. Botoks mimik kaslarının hareketlerinden kaynaklanan kırışıklıkların düzeltilmesinde ve fazla terlemenin azaltılmasında kullanılmaktadır. Kaslardaki hareketlerin azalmasıyla kasın üzerindeki derideki kırşıklık azalmakta ve yüz ifadesi daha iyi bir hal almaktadır. Ter bezlerinde ise sinir uçlarının ter bezlerini uyarmasını engellemekte ve böylece terlemeyi azaltmaktadır. En çok terleyen yerler koltuk altı ve avuç içleridir. Terleme ve dolayısıyla ter kokusu botoks uygulaması sonrası ortadan kalkmaktadır. Botoks dozu çok küçük miktarlarda olduğundan dikkatlice ayarlanmalıdır. Yüzde mimik kaslarının yoğun olduğu yerlere işaretlenerek, terlemede ise hemen cilt altına yapılmalıdır. Uygulamadan 3-7 gün sonra etki göstermeye başlar ve 4-6 ay arası devam eder. Terlemede ise daha uzun etkilidir. Tekrarlanarak uygulamadan randımanlı sonuçlar alınabilir. Eğitim almadan uygulanacak bir ilaç değildir. Yanlış uygulamalar sonucu etkisi tam gösteremeyebilir yada göz kapağı düşüklüğü, ağızdan yiyeceklerin dökülmesi veya yüzde iki taraf arasında farklılık gibi komplikasyonlara yol açabilir. Uygulama esnasında  çok azda olsa ağrı hissedilebilir. hafif  şişlik, kızarıklık yada morarma oluşabilir, ancak ertesi güne kadar geçer. Buz uygulaması bu rahatsızlıkları azaltacaktır. Uygulamadan 4 saat sonra yüz yıkanabilir, makyaj yapılabilir yada yatılabilir. İki gün süreyle botoks uygulanan yerlere masaj yapılmamalıdır. Ağır spor hareketleri  yapılmamalıdır.


Asya

Merhabalar, Sitemizde adı geçen bitkiler, kremler, öneriler ve Fikirler araştırma sonucu edindiğim bilgilerdir. Hiç bir hastalığı teşhis tedavi etmek için geçerli değildir. Teşhis ve tedavi için mutlaka doktora başvurulmalıdır.
Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!